Kadir Çetinkaya | Altay’a yazık etmeyin  
365
post-template-default,single,single-post,postid-365,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,transparent_content,qode-theme-ver-17.2,qode-theme-bridge,disabled_footer_bottom,qode_header_in_grid,wpb-js-composer js-comp-ver-5.6,vc_responsive

Altay’a yazık etmeyin  

Bir zamanlar, İzmir’in seçkin simaların ‘ilk’ adresi olan Altay’da, son iki haftadır inanılmaz olaylar yaşanıyor.

Altay, sürekli manşetlerde!

Başarılarıyla değil ne yazık ki…

Belki bir patlama, belki de uzun süreden bu yana ertelenen kavgalar art arda geliyor.

Kongreyle birlikte siyah beyazlı camiayı saran kara bulutlar, bir türlü dağılmadı.

Dikat ediyorum; Altaylının Altaylıya güveni kalmamış…

Çevik Kuvvet polisinin gözetiminde yapılan kongre bile başlı başına bir ‘şok’tu İzmir için…

Kimse, ‘bundan sonra ne olur’u bilmiyor; kestiremiyor.

***

Altay’ın yeni yönetimi, sancılı bir başlangıç yaptı. Bu yönetimin, Niyazi Konuşmaz’ın devamı olduğu iddia ediliyor.

Konuşmaz’ın, ‘perde arkasındaki başkan’ olduğu konuşuluyor.

Torku sponsorluğu yalanlanan Savaşan ve ekibinin, maddi olarak güçlü olduğunu kimse iddia etmesin…

Teknik direktör seçimi, transferler, hepsi balon çıktı!

Teknik adam konusunda Ümit Turmuş ve Ümit İnal isimleri dolaşıyor.

Bu iki ismin ya da diğer alternatiflerin, bu şartlarda başarılı olacağını düşünen var mı?

***

Peki ne yapmalı?

Altay’ın ‘birlik’ olmaktan başka çaresi yok.

100 yıllık köklü camia, Divan Kurulu’nu bile seçemiyor!

Listeye son anda müdahele ediliyor; mutabık kalınan isimler değiştiriliyor…

Birileri yalan söylüyor, ama kim?

Olan, 100 yıllık Büyük Altay’a oluyor!

‘Gerçek’ Divan Kurulu listesinde, kimsenin istemediği bir tek isim olduğu belirtiliyor: Ömer Hızlıok…

Hızlıok; Altay’ı yönettiği iki yılda, yakın çevresini kulübe üye yapmakla suçlanmıştı.

Aynı eleştiri, Niyazi Konuşmaz için yapılıyor. Savaşan, bu iddiayı kesin dille yalanlıyor.

Burada bir dipnot düşeyim; Savaşan ve Hızlıok, ‘seçim zaferi’ni birlikte kutladı.

***

Tüm bu oyunlara rağmen, Altay’ı ele geçirmeye inancı olanlar, bence yanılıyorlar.

Çünkü yıllardır kulübe uzak duran ‘eski’ Altaylılar, ayaklandı.

Kongre üyeliğinden atılanlar, geri dönmek için başvurulara başladı.

Altay inanılmaz bir süreç yaşıyor.

Bu filmde; ne yazık ki kin, nefret ve intikam var.

Başrolü oynayanlar, Altay durdukça ‘iyilikle’ anılmayacak…

 

Hiç Yorum Yapılmamış

Yorum Yaz