Kadir Çetinkaya | Bu ayıp İzmir’in
244
post-template-default,single,single-post,postid-244,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,transparent_content,qode-theme-ver-17.2,qode-theme-bridge,disabled_footer_bottom,qode_header_in_grid,wpb-js-composer js-comp-ver-5.6,vc_responsive

Bu ayıp İzmir’in

Geçtiğimiz yıl büyük bir başarıya imza attı Pınar Karşıyaka…

28 yıl aradan sonra gelen şampiyonluk, İzmir’de günlerce kutlandı.

Şehir ayağa kalktı, yer yerinden oynadı.

Şampiyon olan teknik kadroya, oyunculara birçok sözler verildi.

Birçok kurum ve yerel yönetim destek sözü verdi, o laflar nereye gitti?

Şampiyonluğun üzerinden neredeyse 2 ay geçti.

Geçtiğimiz hafta sessiz sedasız sezonu açan Kaf Kaf’a, tarihi başarıyı elde eden kadroya verilen sözler tutulmadı.

Yönetim Kurulu ile işadamı Erdal Acar arasındaki kriz tırmanadursun, şampiyon takım unutuldu!

***

Erdal Acar, Fenerbahçe ile oynanan yarı final mücadelesi öncesi, “İstanbul’da Fener’i yenin 100 bin, eleyin 200 bin dolar” dedi.

Hızını alamayan Acar, “Anadolu Efes’i eleyin, şampiyon olun 500 bin dolar cebinizde” demişti.

Prim takımı coşturur, bunlar güzel vaatler elbette…

Ancak Acar sadece 100 bin doları verdi, 700 bin dolarlık primi buhar oldu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 500 bin TL, Karşıyaka Belediyesi’nin 250 bin TL’lik primleri ise koca bir bilmece…

Basketbol takımında bu primleri gören yok!

***

Pınar Holding’e ise ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Pınar, şampiyonluk primi olarak 15’er bin TL prim sözü vermiş.

KSK’li yöneticilerden bir kısmı paranın henüz yatırılmadığını idda etse de, futbol takımın borçları için primin büyük bir kısmı kullanılmış.

Bu şampiyonluk başka şehirde yaşansaydı, sizce ne olurdu?

Takım bu şekilde mi ödüllendirilirdi?

————————————————————

Hoş bulduk…

Evet, başladığımız yerdeyiz tekrar, hoş bulduk.

Uzun bir aradan sonra Milliyet Ege ailesine yeniden katılmanın sevinci içerisindeyim.

Zorunlu bir ayrılık yaşasak da, sağolsunlar, beni hiç yalnız bırakmadılar.

Taa Hakkari’de bile seslerini duymam benim için büyük moral oldu.

İşimi, gazetemi, gazetemde çalıştığım üstatlarımı, muhabir arkadaşlarımı hepsini çok özlemişim.

Şimdi tekrar spor sayfalarında, en iyisini yapmak için uğraşacağım, şüphe olmasın.

En iyi başlangıç yazısı kısa olandır diyerek, bu yazıyı; “Bir kusur edersek, affola!” temennisiyle bitirelim…

 

Hiç Yorum Yapılmamış

Yorum Yaz